tr_srbTürkiye vs Sırbistan

Başlıktakiler kritik istatistiksel notlardır ve bu galibiyet gerçekten bir basketbol mucizesidir. Hidayet 16′da 1 isabet ile oynadı, bu istatistik için “isabet” kelimesini kullanmak bile zor geliyor. Haydi isabet yüzdesini geçtim (denedim, geçemiyorum) tercihleri de felaketti. Gerçi çoğunda takım onun eline baktı, kullanmak zorundaydı ama kritik anlarda da çok fena toplar kullandı. Ömer Aşık 11 sayı 6 ribaund yazdırdı hanesine, 2 sayılarda 5/6 idi istatistiği, buraya kadar her şey çok iyi lakin 1/10 gibi bu seviyelerde kabul edilmesi mümkün olmayan bir faul yüzdesiyle oynadı. Ömer Aşık eğer çok iyi bir uzun olacaksa mutlaka ama mutlaka faul yüzdesini düzeltmesi gerekiyor.

Çok sert savunmaların çarpışması şeklinde geçti maç, 45 dakika bile herhangi bir takımın 70′leri görmesine yetmedi. Hani yorgunluk olur, uzatmada belki biraz gevşer savunmalar dedik ama Sırbistan uzatmada sayı bulamadı! Aslında savunmada belli oyuncuları riske ettik, özellikle Markovic ve Bjelica boş attılar ama sokamadılar; planlar tuttu. Radujlica’dan çok ekstra katkı aldılar; Teodosic de kariyer maçlarından birini oynadı. Velickovic çok iyi oyuncu, üst üste attığı sayılar can yaksa da onu ve Krstic’i çok iyi savunduk. Etkili kısa savunmamız yine ön plana çıktı, Tripkovic ve Tepic adeta kurudu kaldı; toplam sayısı 3 bu ikilinin. Yalnız Teodosic gerçekten çok ekstra maç çıkardı, 16 sayı 8 asist ona her daim söven Olympiakos taraftarına gitti…

Bizde Ersan’ın müthiş oyunun yanına Ömer’i de (serbest atışlarına rağmen) ekleyebiliriz ama bence maçın kahramanlarından biri de Kerem Tunçeri’ydi. Ömer ile mükemmel ikili oyunlara imza attı, rakibin iç-dış dengesini bozan isimlerden biri oldu; takım sıkıştığı anlarda işin içine yaratıcılığı ekleyebilen yegane isim oldu, Ersan ile birlikte. Ender de çok kritik anlarda alan savunmasını delen penetreleriyle kilidi açan ya da en azından zorlayan isimlerden biri oldu… Bu maçta Engin’in oynamaması, rakibin sinir bozucu savunması, keskin şutör diyebileceğimiz bir guardımızın olmaması ve Hidayet’in hayatının en kötü hücum performanslarından birini (belki de en kötüsünü) göstermesi maçın bizim adımıza kilitlenmesine, kopmamasına neden oldu. Yoksa maçı çok da sıkışmadan kazanabileceğimiz savunma performansını göstermiştik.

Rakipte Markovic-Tepic-Bjelica toplamda 0/13 3 sayılık atış kullandı, özellikle Markovic ve Bjelica riske edildi ve başta da dediğim gibi planlar tuttu. Krstic’i diri tutup Ömer’i nispeten oyundan düşürdükten sonra onu kullanma planları tutmadı Ivkovic’in, bizim cengaverlerden dayak yiyen uzunlar kervanına o da katıldı. Bir pozisyonda Semih’e sinirlenip omuzu sürtmesi de bunun göstergesiydi, sinir bozduk. Yalnız altı çizilmesi gereken nokta, Semih’i kazanırken Oğuz’dan faydalanamıyor olmamız… Üçü de verim veriyor olsa, hayat bayram olsa…

Şut yüzdeleri gerçekten çok düşüktü maçta, yine de mücadele ve savunma sertliği olarak izleyeni ihya etmiştir diye düşünüyorum. Hücumda çok sıkıntı çektik ama sonunda “mucize”yi başardık.

Bir de benim için ayrı paragraf olması gereken bir konu var: normal sürenin son 3.4 saniyesindeki hücumumuz. Tanjevic öyle bir oyun çizmiş ki Ivkovic ve ekibi çaresiz kaldı. Belki Kerem potaya daha yakın bir atış tercih etse ya da daha dengeli kullanabileceği bir jump-shot kullansa maç uzatmaya bile gitmeyecekti. Akıl ürünüydü, insan “kurt hoca” dedirtti.

Şimdi önümüzde Slovenya var, çok iyi takım, hatta belki bugüne kadar oynadığımız takımlardan (en azından form olarak) daha iyi bir ekip. Bugün Polonya’yı da çok rahat geçtiler, gerçi orada da Polonya’nın kilit oyuncularının artık tükenmiş olmalarının etkisi çok büyüktü ama sonuçta uzatmada kaybedilen İspanya maçı hariç yenilgisiz gelen ve çok özel hücum silahları olan bir takımla oynayacağız. Lider olmak Hırvatlar ile eşleşmek demek, Slovenya’ya kaybedersek ya Yunanistan ya da Rusya gelecek. Bakıldığında kağıt üzerinde hiçbiri kolay olmasa da kötü formlarıyla Hırvatlar ideal olacaktır. Ha tabii şöyle bir bakış açısı da olabilir: “ulan Hidayet’siz İspanya ve Sırbistan’ı yenen adam rakip seçer mi?”.

Eyvallah beyler, ellerinize sağlık. Ivkovic’e de bu gençleri toplayıp böyle bir takım yarattığı için tekrardan teşekkürler, lanet olsun içimdeki basketbolsevere! Öpüldünüz…

Not: Bu maçın tahribatı nasıl olmuştur önümüzdeki maçta göreceğiz. Bir de diğer grup maçları bizden önce bitiyor, oradaki Fransa-Yunanistan maçı sonucuna göre bizim Slovenya maçı şekillenebilir; galibiyetten önce gelen eşleşme tercihleri konuşulabilir!

Markomilic