Bizler için Fenerbahçe sevgisi herşeyden önce gelir diyerek , 14 Şubat Sevgililer Günü’nde kimileri eşini, kimileri kız arkadaşını bırakarak yüreğimizdeki renk aşkı ile sabahın kör karanlığında sevdamızı haykırmak için düştük yollara.
Sabah 08,30 da her zamanki yerimizden otobüslere binerek Manisaya doğru hareket ettik. Sabahın erken saati olması sebebi ile herkezin üzerinde bir uyku hali vardı, tabi karnımız da aç. Mola yerine gelene kadar evde yapılarak getirilen kek, börek ile karnımızı doyuruoruz . Yavaş yavaş kendimize gelmeye başlıyoruz derken, otobüsün arkasından gelen fasıl ile tekrar bir gevşeme durumuna geçiyoruz.
Feribota geldiğimizde sıcak çay uykusuz gözleri kendine getirmeye yetiyor , açılan pankartlar çekilen fotoğraflardan sonra tekrar otobüslere binerek hareket ediyoruz. Zaman ilerliyor artık uyku modunu bırakmak gerek malum deplasman otobüsü sonuçta. Kaptana rica ederek yolda durup alıyoruz bizi kendimize getiricek olan erzağımızı .
Artık otobüste yavaş yavaş kıpırdanmalar başlıyor , kendimize geldik besteleri giriyoruz. Muhabbet sohbet derken yoldan alınacak arkadaşlar da katılıyor aramıza.
Manisaya yaklaştığımızda güvenlik sebebi ile otobüsün bekletiliceğini bildiğimizden dolayı yaklaşık 1 saat süren bir konaklama yapıyoruz. Çay muhabbet derken zaman geçmesi için bir şeyler yapmak gerekir. Hadi o zaman maç yapalım deniyor ve birden Vamos ile CK maçı başlıyor. Tabi maçı CK kazandı bunu da söylemek gerekir. Tebrikler.
Artık stada gitme zamanı gelip çattı, polis bekletme noktasına geldiğimizde eskort eşliğinde stada getiriliyoruz. Stad önünde İzmirden gelen Vamos’lu dostlarımız ile buluşup içeri giriyoruz.
Tribünler İstanbul ve çevre illerden gelen Fenerbahçe sevdalıları tarafından tamamen doldurulmuş, neredeyse koltuk bulunmaz hale gelmişti. Bu durumda bizim yapmamız gereken bir yer bulup hemen desteğe başlamaktı. Tıklım tıklım dolu olan tribünlerde pankartımızı asıp Fenerbahçemizi 90 dk hiç durmadan desteklemeye başladık.
Bizlerin tribünde son nefesimiz ile verdiğimiz desteği takımımız sahaya yansıtıyordu ve o anda ilk golü bulmanın sevinci bizleri daha da coşturuyordu. İlk yarı sonlarında beraberlik golu gelse de moralimizi bozmadan ikinci yarıya dahada coşkulu başlıyoruz.
Artık maç sonu yaklaştıkça beraberlikle kapatacağız diye beklerken Manisa golu bulup 2-1 öne geçiyor , golden sonra 90 dak susarak maç izleyen Manisa taraftarı üç, üç diye bağırmaya başlasa da, İkinci golun şokunu yaşayan bizler kısa bir süre üzerimizde soğuk duş etkisi yaratan bu durumdan çabuk sıyrılarak tribünlerde daha çok bağırarak takıma destek olurken, yediğimiz golun hemen arkasından bizim de ikinci golumüz geliyor. Üç , üç diye bağırma sırası bizide artık hatta son dakikada yapılan ataklardan bir gol bulabilsek herkes Üç’ü görmüş olucaktı.
Alınan sonuç ne olursa olsun takım ve taraftar bize göre 14 Şubat Pazar gününün galibi olmuştu. Bizler bu anlamlı günde herkesi ve her şeyi geride bırakıp Sarı Lacivert sevdalara dalarak, Fenerbahçemiz ile istanbul’dan kilometrelerce uzakta birbirimize sarılıp ona olan sevdamızı haykırmıştık.
Bizler için bundan daha anlamlı bir gün olamazdı. Zaten sevgililer gününde sevdiğimiz renkleri yalnız bırakmadık, hiçbir zaman da yalnız bırakmayacağız. Karda, yağmurda, siste, fırtınada bu yollara düşmeye, yüreğimizdeki renk aşkını tribünlerde yaşatmaya devam edeceğiz.
Yolculuk sırasında aynı otobüs içerisinde deplase keyfi yaşadığımız ve tribünlerde her zaman omuz omuza olmaktan sonsuz zevk aldığımız CK’lı dostlarımıza teşekkür ederiz.
Göksel



0 Comments
You can be the first one to leave a comment.