
30 maç oldu bu kızların bileği bükülmeyeli; içeride-dışarıda, ligin ve Avrupa’nın güçlü takımları arasında bırakın maç kaybetmeyi, set dahi verseler üzülecek duruma getirdiler insanları. Halen herkeste “Bir yerde takılırlar” düşüncesi var kafalarda, hatta bazılarında da “Artık bir yerde takılsalar da hiç hesapta olmayan bir yerde patlamasak” deniyor. Öyle ya, bu kızların bugüne kadar yaptıkları bilindik hiçbir senaryoya uymuyor, ezberleri bozuyor.
Zorlu Rusya deplasmanından, bir voleybol devi o ülkenin en iyi 2 takımından biri olan Odintsovo’yu 3-0 ile geçerek dönen, üstelik epey yorucu bir dönüş yolculuğu ile İstanbul’a ulaşabilen kızlar için, ligdeki en ciddi 2 rakibinden birine karşı oynayacağı maçta takılabilecekleri düşüncesi vardı. İsmi televizyonun sağ üst köşesine sığmayacak kadar uzun olan rakibini, yukarıda bahsettiğimiz olumsuz koşullara rağmen 3-0 ile, üstelik ilk set haricinde hiçbir zorluk yaşamadan geçen Fenerbahçe, ligdeki yenilmezlik serisini devam ettirdi. Rakipte Neslihan’ın katkı yapamaması önemliydi ama ligin gidişatı açısından asıl önemli olan nokta VGSTT oyuncularının Fenerbahçe karşısında içinde bulundukları ruh hali ve bunun yüzlerine yansımasıydı. Hafta içi oynanan Odintsovo maçından sonra Eda Erdem Fenerbahçe televizyonuna verdiği demeçte “Odintsovo’yu bu kadar kırılgan beklemiyorduk” demişti, artık içeride-dışarıda her rakibin bu psikolojiye bürünüyor olması Fenerbahçe’nin dışarıdan nasıl göründüğü hakkında da fikir sahibi olmamızı sağlıyor.
Aylar önce başlayan maratonlarda artık son düzlükler, son metreler görülmeye başlandı; şimdi zaman, yavaş yavaş meyveleri toplama zamanıdır. Kızlara tekrardan kocaman tebrikleri gönderip asıl teşekkürü Perşembe günü oynanacak ŞL Çeyrek Final rövanşında sunalım. Biliyoruz ki onların sağlam bilekleri, yorgun düştüklerinde onları ayakta tutacak kocaman yürekleri var. Tebrikler ve teşekkürler kızlar…

