Fenerbahçemiz

Fenerbahçe taraftarı artık oyunun içindedir

08 Mart 2010 by admin

img_1346

Kurulduğu günden beri sevdasına sahip çıkmış, hiçbir koşulda peşinden ayrılmamış olan Fenerbahçe Taraftarı, yıllardan beri süren kirlilikten bir türlü kendini arındıramayan spor ortamına asli unsur olarak katılma kararı almıştır.

Geçtiğimiz hafta asla hakem hatası olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan kararları ile puanlarımızı çalan Fırat Aydınus ve benzerlerinin bu ne ilk, ne de son vukuatlarıdır.

Çok uzun yıllardır kimlerin aracılığıyla yuvalandıklarını bildiğimiz hakem camiası içindeki bu türler ne yazık ki azaltılamamakta, yok edilememektedirler.

Hakem atama komitesinin de başrollerde olduğu bu düzen, yönetimsel hatalar ve kötü futbol gibi gerekçelerle gündem dışı bırakılamaz.

Kimsenin, hata olmadığı çok açık olan tarafgir eylemlerine devam etmesine izin verilemez.

Fenerbahçe lehine yapılmış parmakla sayılabilecek hatanın yıllarca gündemde tutulduğu düşünüldüğünde; artık dışımızda kurgulanan bu senaryoya seyirci kalmayacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

Amacımız; hataların da olabileceğini kabul ettiğimiz adil bir oyundur. Asla lehimize ortam yaratmak değildir. Başka ve önemli sorunları gözden kaçırmak hiç değildir.

Fakat, farklı maçlardaki birbirine benzer pozisyonlarda, hatta aynı maç içindeki benzer pozisyonlarda, sürekli Fenerbahçe aleyhine çalınan düdükleri görmezden gelerek kabullenmemiz de hiç mümkün değildir.

Fenerbahçe taraftarı bundan böyle kendisini ilgilendiren tüm konularda, kendisini yoksayanlara rağmen tavrını göstermeye devam edecektir. Sporun onsuz olmaz öznesi olarak, taraftarlıktan gelen varlığını her türlü kurum nezdinde temsil edecektir.

Bu doğrultuda hazırlanan 20.000 adet “Kırmızı Kart” ve buna bağlı sloganlarla tribünlerde tepkimiz gösterilecektir.

Sonrasında başkaca eylemlerle, simgesel değeri büyük olan bu fikri takibimiz sonuç alana dek sürecektir.

Son zamanlarda kasıtlı olarak yaratılan karamsar tablonun aksine, şampiyonluğa olan inancımız gereği, profesyonel futbol takımımıza olan desteğimiz devam edecektir.

Camiamıza ve kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

GFB,
KFY,
FeDeR,
LACİVERT,
UNİFEB,
GRUP CK,
VAMOS BİEN

Yorgun Bilekler, Güçlü Yürekler…

07 Mart 2010 by admin

2010-03-04_wall01

30 maç oldu bu kızların bileği bükülmeyeli; içeride-dışarıda, ligin ve Avrupa’nın güçlü takımları arasında bırakın maç kaybetmeyi, set dahi verseler üzülecek duruma getirdiler insanları. Halen herkeste “Bir yerde takılırlar” düşüncesi var kafalarda, hatta bazılarında da “Artık bir yerde takılsalar da hiç hesapta olmayan bir yerde patlamasak” deniyor. Öyle ya, bu kızların bugüne kadar yaptıkları bilindik hiçbir senaryoya uymuyor, ezberleri bozuyor.

Zorlu Rusya deplasmanından, bir voleybol devi o ülkenin en iyi 2 takımından biri olan Odintsovo’yu 3-0 ile geçerek dönen, üstelik epey yorucu bir dönüş yolculuğu ile İstanbul’a ulaşabilen kızlar için, ligdeki en ciddi 2 rakibinden birine karşı oynayacağı maçta takılabilecekleri düşüncesi vardı. İsmi televizyonun sağ üst köşesine sığmayacak kadar uzun olan rakibini, yukarıda bahsettiğimiz olumsuz koşullara rağmen 3-0 ile, üstelik ilk set haricinde hiçbir zorluk yaşamadan geçen Fenerbahçe, ligdeki yenilmezlik serisini devam ettirdi. Rakipte Neslihan’ın katkı yapamaması önemliydi ama ligin gidişatı açısından asıl önemli olan nokta VGSTT oyuncularının Fenerbahçe karşısında içinde bulundukları ruh hali ve bunun yüzlerine yansımasıydı. Hafta içi oynanan Odintsovo maçından sonra Eda Erdem Fenerbahçe televizyonuna verdiği demeçte “Odintsovo’yu bu kadar kırılgan beklemiyorduk” demişti, artık içeride-dışarıda her rakibin bu psikolojiye bürünüyor olması Fenerbahçe’nin dışarıdan nasıl göründüğü hakkında da fikir sahibi olmamızı sağlıyor.

Aylar önce başlayan maratonlarda artık son düzlükler, son metreler görülmeye başlandı; şimdi zaman, yavaş yavaş meyveleri toplama zamanıdır. Kızlara tekrardan kocaman tebrikleri gönderip asıl teşekkürü Perşembe günü oynanacak ŞL Çeyrek Final rövanşında sunalım. Biliyoruz ki onların sağlam bilekleri, yorgun düştüklerinde onları ayakta tutacak kocaman yürekleri var. Tebrikler ve teşekkürler kızlar…

Taraftar Gruplarımızın Son Bildirisi !

05 Mart 2010 by admin

taraftarbildirisi

SÖZÜMÜZÜN ARKASINDAYIZ

Kulübümüzün son zamanlarda maruz kaldığı haksızlıklar neticesinde ortak bir bildiri yayınlayan tribünlerimizin önde gelen grupları bir araya gelerek somut bir takım kararlar almıştır.

Kulübümüzün menfaatleri gereği ortak şekilde alınan aşağıdaki kararlar, tüm taraftarlarımızla birlikte kamuoyunun dikkatine sunulur.

Hakem hatalarına yönelik son olarak yayınladığımız ortak bildirinin somut devamı olarak 07.03.2010 Pazar günü oynanacak Antalyaspor maçı öncesi bir basın açıklaması yapılacaktır.

Aynı düşünce doğrultusunda hazırlanan 20.000 adet “Kırmızı Kart” ve buna bağlı sloganlarla tribünlerde tepkimiz gösterilecektir. Son zamanlarda kasıtlı olarak yaratılan karamsar tablonun aksine şampiyonluğa olan inancımız gereği, profesyonel futbol takımımıza olan desteğimiz devam edecektir.

Bu eylemlerimizin amacı, kulübümüze imtiyaz tanınması değil, tamamen adil bir ortamın sağlanmasına yöneliktir.

Fenerbahçe’mizin haklarının yenilmesine devam edildiği sürece, protesto ve eylemlerimiz artarak devam edecektir. Camiamıza ve kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

Derbiden Notlar ve Ömer Onan

28 Şubat 2010 by admin

mrsic

Öncelikle şunu belirtmek lazım ki salonda inanılmaz bir sıcak vardı, nefes almakta zorlanıyorduk, oyuncuların mücadelesini takdir etmek lazım. Galatasaray üst düzey bir kadroya sahip değil ama günlerinde olmaları durumunda tehlikeli bir ekip olmalarını sağlayacak oyuncuları var, hele ki rakibin takım savunması da üst düzey değilse bu tehdit artabiliyor. Bu isimlerinden biri (Simas) hariç skor üretebildi Galatasaray ama düşük yüzdeli hücumları onların oyunu sürekli geride götürmelerine sebep oldu. Fenerbahçe maçı çok erken koparabilirdi, 17 hücum ribaundu ve savunma sıkıntıları buna engel oldu. G.Saray uzunlarının fazla skor üretmesi eşleşme sorunlarıyla izah edilebilir ama verilen hücum ribaundlarının sayılarının fazlalığı başta Semih olmak üzere Fenerbahçe uzunlarının oyun içi konsantrasyonlarının fazlasıyla dalgalanmasıyla alakılıydı.

Tanjevic’in kadroyu kullanış şekli hepimiz için bilindik artık, hamlelerine çok fazla şaşırmıyoruz ama yine de (özellikle) takım savunması dengesini bozacak hamleler enteresan geliyor. Greer-Damir-Giricek üçlüsünün aynı anda sahada olması fazla lüks mesela, gerçi bunda bu maç için Kinsey ve Serhat gibi iki dengeliyici oyuncunun yokluğunun da etkisi vardı elbette.

Ukic çok önemli bir oyuncu, Ömer gibi bir ateşleyici ve Emir gibi oyun zekası yüksek bir forvetle birlikte takıma enteresan bir kimlik kazandırıyor ki onlarla birlikte daha da kıymetlenen Kinsey de bu gruba eklenebilir. Bu takımın EL’de istediği seviyeye gelmesi için karakterli bir takım olması gerekiyor ve elinde de bunun için yeterli malzeme, en azından temel var. Şimdilik Ukic için “umarım gelecek sezon da kalır” diyelim, kadro yapılandırmasıyla ilgili konuşmak için sezon sonunu bekleyelim. Bir yanda EL’de yaşanan facia, diğer yanda ligde kazanılmayı bekleyen bir kupa; konuşurken, en azından sene sonuna kadar, bu aradaki dengeyi gözeterek devam etmek gerek.

Son bölümde de Ömer Onan’ın adını, tekrardan ve ayrı bir şekilde anmak gerek. Savunması ve hırsı ile her daim farklı bir oyuncu olmuştu Ömer ama yaşı ilerledikçe hücumunun da ciddi şekilde üstüne koyduğundan bahsetmek gerek. Bir Langdon istikrarıyla atmıyor belki ama skor katkısı da muazzam. Elini attığını kurutan bir savunmanın yanına hatır sayılır bir şut yüzdesini de ilave etti, 2 numara sıkıntı çeken memleketin önce elindekine daha sıkı sarılması gerekiyor. Ailecek seviyoruz, severek izliyoruz…

Not: Maç tribün açısından temiz geçti, bundan daha temizi, hele ki ilk maçtan sonra olmazdı. Buna rağmen maç sonunda koşarak soyunma odasına giden G.Saray oyuncuları dışarıdan epey komik gözüktüler.

Not 2: Sıkıntıları-sorunları biliyoruz, bu seneki EL başarısızlığını unutmak mümkün değil ama içeride halen kazanacak bir kupa var. Bu maçta salona gelen taraftar sene sonunda kupa getirir, en azından getirmek için elinden geleni yapar. Gidiyorsak, içimizde o heves varsa veya kalmışsa sene sonuna kadar da gidelim.

fb-gs
fb-gs2

“Güç” birlik olan tribünlerle olacak

26 Şubat 2010 by admin

13

Yıldız savaşlarındaki saflarımızın nerede olduğunu, kötülüğün imparatorluğuna karşı yıllar önce “yıldızlarınız sizin olsun” diyerek formamıza sadece gökyüzününün yıldızlarını kattığımızda belirtmiştik. Çünkü her şeye rağmen sevenler, biraz da delirmiş romantiklerdir.

21

25 Şubat Fenerbahçe - Lille Olympique Sporting Club maçında, Grup CK - 1907 Unifeb – Vamos Bien grupları tarafından ortak çalışmayla dört günde 4400 metrekare kumaş, 200 kilo boya ve ortalama 100 insan gücüyle gerçekleşen organizasyon, Okul tarafı tribünü üst tarafında sergilenmiştir. Üst tarafta 1500 tane sopalı pankart vardır. Set pankartının uzunluğu 80 metre, eni 4.5 metredir. Sergilendiği sırada Star Wars/Yıldız Savaşları soundtrack müziği kullanılmıştır.

31

El emeği, yeryüzünde futbola ve hayata dair sayısız göndermelerle dolu sopalı pankartlarımız Kadıköy akşamını aydınlatırken, gözlerdeki ışıltı, omuz omuza aşkını haykıranların sesiyle, bir maçı daha geride bıraktık.

51

Sahada kazanamadık ancak tribünlerin gerçek sahibi halkın katılımıyla dalgalanan stadımızda, rakibi boğan atmosferin tekrar kazanılması yolunda adım atıldığına şahit olduk.

41

Geleceğin kazanılması, tribünlerin göğe bakan tek bir yumruk gibi bir olması yönünde önemli bir adım atıldığına inandığımız Lille maçının organizasyonunda birlikte emek verdiğimiz kadim dostlarımız Grup CK ve 1907 ÜNİFEB‘e, maç sırasındaki ve sonrasındaki destekleri için başta GFB ailesi ve KFY olmak üzere tüm Fenerbahçe tribün gruplarına teşekkürlerimizi sunarız.

Gücümüz geleneğimizde! Gücümüz birlik olmakta!

VamosBien

Cahit Binici düzenlemesiyle organizasyonun hazırlık videosu:

Acil şifalar dileriz!

26 Şubat 2010 by admin

Fenerbahçemizin eski futbolcularından Marcio Nobre’nin, 7 yaşındaki oğlu Nikolas`ın hastalığı haberini derin üzüntüyle karşılıyoruz. Nikolas Nobre`nin bugün öğle saatlerinde menenjit rahatsızlığı üzerine Ümraniye Hisar Hastanesi’ne acil olarak kaldırıldığı ve yoğun bakıma alındığı öğrenildi.

Vamos Bien olarak olarak Nikolas’a acil şifalar diliyoruz…

Döktüğünüz kimin gözyaşları?

23 Şubat 2010 by admin

guiza-aldirma-gonulSezon başından beri taraftar grupları tarafından bilet fiyatlarının düşürülmesi için verilen mücadele en sonunda meyvelerini verdi. 22 TL’ye düşen fiyatlar sonucunda tribünlerimiz eskisi gibi doldu ama bu doluluğun kime ne faydası oldu, orası tartışılır.

Futbolcusunu yuhalamaya gelen, en ufak bir hataya tahammül gösteremeyen, ilk fırsatta düsene bir tekme de kendi sallamayı görev bilen seyircinin ne bu takıma ne de camiaya faydası olamaz. Bu kitle, bilinçsiz, yaşama olan nefretini kusmak için Fenerbahçe’yi sadece bir neden olarak görüyor izlenimi vermektedir.

İzlediğiniz film değildir efendiler! Stadınız parasını verip hakkını aldığınız bir meta değildir, karşınızdakiler sizi ezen patronunuzun, hakkınızı vermeyen müşterinizin yansıması değiller. Yanınızda duran, “küfretmeyin, tepki göstermeyin, destek verin” diyenler sizin düşmanınız değil. Düşmanınız size hayatı dar edenlerdir, öfkenizi onlara yöneltin. Stadımız mabedimizdir, evimizdir, evimizde birlik olmayınca gerisinin önemi yoktur.

Dün gece Kadıköy’de sonu bambaşka bir oyun izleyebilirdik. Son dediğimiz de asla skor değildir. Takımını ne olursa olsun sahiplenen, geçmiş zamanların Fenerbahçeli ruhlarını hatırlayarak sadece bugüne değil geleceğe de bakan bir taraftar ile kaybedilen bir maçın ardından güven ve inanç kazanılabilirdi.

Fırsat halen kaçmış değil. Üç gün sonra oynanacak maç ile hem sahadakilerin hem de tribündekilerin telafi etme ve kaybedileni kazanma şansı hala var.

Fenerbahçe forması giyen futbolcunun, yenilgi bilmeden saldırmasını nasıl istiyorsak stattakilerin de aynı inatla takımına destek olması gerekiyor. Kendi futbolcusunu bitiren seyirci ile basarili olmanın mümkün olmadığı bilinsin.

Destan, umudu kaybetmeye yüz tuttuğu anda yere düşmüş futbolcusunun kalkmasına yardım eli uzatıldığı anda yazılmaya başlanacaktır.

Bir durup düşünün, şu an, şimdi, Lille maçında, Fenerbahçe sevgisinin en zor zamanlarda en yükseğe çıktığı zamanları düşünün. Babanızın sizi ilk maça götürdüğü anı hatırlayın, çubuklunun ilk gol sevincinde ne yaptığınızı düşünün.

Gaziantep maçında Rapaiç’le birlikte binlerce kişinin koştuğunu hatırlayın;

Galatasaray maçında direğe çarpan topun binlerce insanın nefesiyle çizgiyi geçtiğini düşünün;

Beşiktaş yenilgisinde herkesin birlikte üzülüp, sabahın bir sahibi var, sorarlar elbet diye bir dahaki maça nasıl hazırlandığımızı düşünün,

Bordo maçındaki Hüseyin’i hatırlayın , Vişnevski’nin çizgiden çıkardığı topu hatırlayın ve unutmayın:

Dökeceğiniz gözyaşı bu olsun, hayata öfkeniz varsa, Fenerbahçe’yi izlemeyin, Fenerbahçe olup haykırın, geleceğe goller yağdırın…

Görüş (0)

Sabahın kör karanlığında…

16 Şubat 2010 by admin

vamos-manisa

Bizler için Fenerbahçe sevgisi herşeyden önce gelir diyerek , 14 Şubat Sevgililer Günü’nde kimileri eşini, kimileri kız arkadaşını bırakarak yüreğimizdeki renk aşkı ile sabahın kör karanlığında sevdamızı haykırmak için düştük yollara.

Sabah 08,30 da her zamanki yerimizden otobüslere binerek Manisaya doğru hareket ettik. Sabahın erken saati olması sebebi ile herkezin üzerinde bir uyku hali vardı, tabi karnımız da aç. Mola yerine gelene kadar evde yapılarak getirilen kek, börek ile karnımızı doyuruoruz . Yavaş yavaş kendimize gelmeye başlıyoruz derken, otobüsün arkasından gelen fasıl ile tekrar bir gevşeme durumuna geçiyoruz.

Feribota geldiğimizde sıcak çay uykusuz gözleri kendine getirmeye yetiyor , açılan pankartlar çekilen fotoğraflardan sonra tekrar otobüslere binerek hareket ediyoruz. Zaman ilerliyor artık uyku modunu bırakmak gerek malum deplasman otobüsü sonuçta. Kaptana rica ederek yolda durup alıyoruz bizi kendimize getiricek olan erzağımızı .

Artık otobüste yavaş yavaş kıpırdanmalar başlıyor , kendimize geldik besteleri giriyoruz. Muhabbet sohbet derken yoldan alınacak arkadaşlar da katılıyor aramıza.

Manisaya yaklaştığımızda güvenlik sebebi ile otobüsün bekletiliceğini bildiğimizden dolayı yaklaşık 1 saat süren bir konaklama yapıyoruz. Çay muhabbet derken zaman geçmesi için bir şeyler yapmak gerekir. Hadi o zaman maç yapalım deniyor ve birden Vamos ile CK maçı başlıyor. Tabi maçı CK kazandı bunu da söylemek gerekir. Tebrikler.

Artık stada gitme zamanı gelip çattı, polis bekletme noktasına geldiğimizde eskort eşliğinde stada getiriliyoruz. Stad önünde İzmirden gelen Vamos’lu dostlarımız ile buluşup içeri giriyoruz.

Tribünler İstanbul ve çevre illerden gelen Fenerbahçe sevdalıları tarafından tamamen doldurulmuş, neredeyse koltuk bulunmaz hale gelmişti. Bu durumda bizim yapmamız gereken bir yer bulup hemen desteğe başlamaktı. Tıklım tıklım dolu olan tribünlerde pankartımızı asıp Fenerbahçemizi 90 dk hiç durmadan desteklemeye başladık.

Bizlerin tribünde son nefesimiz ile verdiğimiz desteği takımımız sahaya yansıtıyordu ve o anda ilk golü bulmanın sevinci bizleri daha da coşturuyordu. İlk yarı sonlarında beraberlik golu gelse de moralimizi bozmadan ikinci yarıya dahada coşkulu başlıyoruz.

Artık maç sonu yaklaştıkça beraberlikle kapatacağız diye beklerken Manisa golu bulup 2-1 öne geçiyor , golden sonra 90 dak susarak maç izleyen Manisa taraftarı üç, üç diye bağırmaya başlasa da, İkinci golun şokunu yaşayan bizler kısa bir süre üzerimizde soğuk duş etkisi yaratan bu durumdan çabuk sıyrılarak tribünlerde daha çok bağırarak takıma destek olurken, yediğimiz golun hemen arkasından bizim de ikinci golumüz geliyor. Üç , üç diye bağırma sırası bizide artık hatta son dakikada yapılan ataklardan bir gol bulabilsek herkes Üç’ü görmüş olucaktı.

Alınan sonuç ne olursa olsun takım ve taraftar bize göre 14 Şubat Pazar gününün galibi olmuştu. Bizler bu anlamlı günde herkesi ve her şeyi geride bırakıp Sarı Lacivert sevdalara dalarak, Fenerbahçemiz ile istanbul’dan kilometrelerce uzakta birbirimize sarılıp ona olan sevdamızı haykırmıştık.

Bizler için bundan daha anlamlı bir gün olamazdı. Zaten sevgililer gününde sevdiğimiz renkleri yalnız bırakmadık, hiçbir zaman da yalnız bırakmayacağız. Karda, yağmurda, siste, fırtınada bu yollara düşmeye, yüreğimizdeki renk aşkını tribünlerde yaşatmaya devam edeceğiz.

Yolculuk sırasında aynı otobüs içerisinde deplase keyfi yaşadığımız ve tribünlerde her zaman omuz omuza olmaktan sonsuz zevk aldığımız CK’lı dostlarımıza teşekkür ederiz.

Göksel

Görüş (0)

Yine düşüyoruz yollara

11 Şubat 2010 by admin

“Sen varsın ya, her şey senden önce ve senden sonra…”

Eski bir bulutsuzluk şarkısında söylediği gibi. Her şey senden önce ve senden sonra Fenerbahçe. Şampiyonluk yolunda en büyük transfer, yönetimimizin bilet fiyatlarında indirim kararı almasıyla oldu. Spor Sergi’den Efsane Maraton’a uzanan geleneğe bağlı olarak, Fenerbahçe’nin taraftarıyla, maçı yaşayan, gerektiğinde gidişatı değiştiren çılgınlığıyla karşısında durulamayan bir güç olduğunu tekrar gösterme imkanı tanıyacak bu kararı alan Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimine, doğruyu haykırmak, Fenerbahçe’nin sloganından önceki zamanlardan bu yana halkın takımı olduğunu söylemekte ısrar eden ve bu uğurda fedakarlıkla dik duran tüm taraftar gruplarına ve başta www.55lira.com olmak üzere, seslere ses katanlara sonsuz teşekkürlerimizle.

Sensiz bir kişi eksiğiz… Salkım saçak tribünler, patlayan sesler, sert alkışlar ve bitmeyen tezahüratlarla orada olacağız ve bitmeyecek bir şarkı tutturacağız, “sevdamıza kimse engel olamaz…”

Ayrıca, Vamos Bien, kardeşleriyle birlikte pazar günü tıpkı şarkıdaki gibi yine yollara düşüyor, her şey senden önce ve senden sonra, sonsuza dek Fenerbahçe diyerek. Sevdayı büyüterek yürüyenler, sonunu ya da getireceklerini düşünmeden yola çıkanlar yine toplanıyor, bazen makara, bazen bazen ciddi, tıpkı hayat gibi, her an yeniden söylenmeye başlayan şarkılarla, sadece Fenerbahçe diyerek yollara düşüyor…

Vamos Bien

Görüş (0)

Nazara değil Uğur’umuza inanıyoruz

05 Şubat 2010 by admin

ugur

Futbol hayatsa, hayatımız Fenerbahçe’yse, iyi günlerin yanında zor günler de olabilir. Zor günlerde de yanyana, omuz omuza olan Fenerlidir.  4 Şubat Perşembe akşamı Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe-Bursaspor maçında sakatlanan Uğur Boral’a acil şifalar dileriz.

Önemli olan futbolcu sağlığıdır, değerli futbolcumuz Uğur Boral’ın bir an önce iyileşip çubuklu formasına dönmesini beklediğimizi belirtir, geçmiş olsun dileriz.

VamosBien

Görüş (0)