Jan de Brandt’ın Fenerbahçe Acıbadem voleybol takımına kattığı enerjiyi burada yeniden tariflemek gereksiz. >>>
07 Haziran 2010 by admin
Jan de Brandt’ın Fenerbahçe Acıbadem voleybol takımına kattığı enerjiyi burada yeniden tariflemek gereksiz. >>>
07 Mayıs 2010 by admin
Büyük çoğunluğa göre beklenen, olması gereken son gerçekleşti, sezonun tartışmasız en iyi takımı bu başarısını son ve en büyük kupayla taçlandırmasını bildi. Dediğimiz gibi, beklenmedik bir son değildi; geçen seneki gibi işin içinde bir parça sürpriz yoktu, ilk iki maç son derece çekişmeli geçse de kağıt üzerinde 3-0’lık bir skor vardı. Zaten sezon boyunca 50 maçta sadece 2 kez yenilmişti bu takım. Fenerbahçe’nin şampiyonluğu büyük çoğunluk için öngörülebilirdi, “olmazlarsa ayıp”lık bir hava dahi yaratılmıştı. Beklenen oldu, kupa geldi. Bu denli favori olmak, zaferin bu kadar kendini belli ederek gelmesi geçtiğimiz sezondan daha farklı bir ortam yaratmış olsa da Fenerbahçe taraftarı için bu kupanın anlamından bir şey yitirilmemişti. Taraftarı da, oyuncusu da, yönetici de bu kupayı istiyordu, istedikleri ve hak ettikleri oldu.
Serinin son maçında tribünler 17:30 itibariyle dolmuştu, kalan ufak tefek boşluklar da maç saatine kadar doldu, hatta taştı. Maç Fenerbahçe adına kötü başladı, ilk sette rakip 6 sayı öne fırladığında yine çekişmeli bir maçın sinyalleri veriliyordu. Fenerbahçe farkı tam da kapatılması gereken yerde, 20’li sayılara gelmeden kapadı, son bölümde de öne geçip seti kopardı. 2. Sette çekişme çok daha büyüktü, rakibin maça ve kupaya tutunması için belki de en önemli dönemeçti ancak bu seti de Fenerbahçe 26-24 ile geçti. Son sette 11-3 ile öne fırladı Sarı Melekler, herkes rakibin direncinin kırıldığını beklerken Vakıfbank Güneş Sigorta’dan, tıpkı tüm seride olduğu gibi, takdiri hak edecek bir direniş daha geldi. Skor 13-13’e geldi, ardından rakip öne geçti. Setin ve maçın son bölümündeki servis etkinliği ve atmosfer avantajı Fenerbahçe’ye maçı ve kupayı getirdi.
Erkek voleyboldan sonra kadınlarda da zirveye çıkmak, en büyük olmak Fenerbahçe Spor Kulübü’nün geldiği nokta en güzel ve özel tarifiydi. Yıllarca müessese kulüplerinin domine ettiği branşlarda kovalanan, izlenen takım olmayı başardı Fenerbahçe. Nati’sinden Gamova’sına, Eda’sından Songül’üne kadar tüm takımı, lig şampiyonluğu kupasını 2. Kez, üstelik üst üste müzesine götüren Sarı Melekler’i kutluyor, teşekkürü borç biliyoruz. Emeği geçen herkese ve Fenerbahçe Spor Kulübü’ne kutlu olsun.
06 Mayıs 2010 by admin

Fenerbahçe’nin bir spor kulübü olarak büyük yürüyüşünde geride kalan rakiplerinin, hep birbirlerinin sırtına binerek, farklı kimliklerde ve farklı kardeşlik oluşumları altında güç kazanmaya, bu yürüyüşe engel olmaya çalıştıklarını görüyoruz. Fenerbahçe taraftarı için ise durum, bu büyük yürüyüşün yoğunluğunun beraberinde getirdiği yorgunluk, kimi zaman sevinç, kimi zaman ise hüzünden ibaret… Tek başına güçlü olmayı, tek başına yürümeyi, tek başına sevinip tek başına üzülmeyi beceren tek camia olarak Fenerbahçe, futbolun fazlasıyla ön planda olduğu bu yorucu dönemde, başka bir branşta ise şampiyonluğun eşiğine gelmiş durumda.
Erkeklerde voleybol ligi şampiyonluğunu kazanmış Fenerbahçe için kadınlarda da aynı başarıyı tekrar etmek için önünde tek bir adım kalmış durumda. Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom karşısında final serisinde 2-0 önde olan Fenerbahçe, bu akşam 18:30’da oynanacak müsabakayı kazanması durumunda bu kupayı üst üste 2. kez başarısını gösterecek.
Bu sezon yarıştığı bütün kulvarlarda zirveyi gören, kupa kazanamadığı tek alanda da yakasına eşi benzeri olmayan “Şampiyonlar Ligi ikinciliği” rozetini takan Sarı Melekler’in sezonu istediği gibi kapatması için önünde tek bir engel var artık. Rakibin bu seriyi bozması, Sarı Melekleri amacından saptırması için sadece bugün kazanması değil, 3 kez üst üste kadınlarımızı mağlup etmesi gerekmekte.
Dileğimiz bu serinin, bu akşam, tam da Fenerbahçe-Galatasaray basketbol final serisi öncesi bitmesini ve bu geceyi daha da anlamlı kılmasıdır. Başta da belirttiğimiz üzere Fenerbahçe’nin en büyük ayrıcalığı, her branşta tek başına sevinip tek başına üzülmesidir; sadece kendi derdinde olması, her kulvarda bir spor kulübü olmanın gerekliliklerini yerine getirmenin mutluluğunu yaşayabilmesidir. Bu kulübün en kıymetli parçalarından olan Sarı Melekler, bir kez daha başarılar ve şimdiden binlerce kez teşekkürler…
VamosBien
29 Nisan 2010 by admin

Bu sezon Türkiye ve Avrupa’da başarıdan başarıya koşan Fenerbahçe Acıbadem, lig mesaisinde de mutlu sona, normal sezon boyunca alıştığımız oyunuyla adım adım yaklaşıyor. Play-Off ilk turunda Ankaragücü’nü set vermeden geçen ekibimiz, ezeli rakip G.Saray karşısında da aynı tarifeyi uygulayarak 3-0 ile turu geçen ve finale yükselen taraf oldu. “Ezeli rekabet” demişken Sarı Melekler’in, geçtiğimiz sezon da hesaba katıldığında Sarı-Kırmızılılar karşısında 12-0’lık müthiş bir seri yakaladığının altını çizmek gerek…
Şimdi finaldeki rakip Vakıfbank, formda ve kadro olarak da Fenerbahçe’yi zorlamaya en yakın takım ki bunun örneklerini Türkiye Kupası Final serisinde görmüştük. Final serisi maç programı ise aşağıdaki gibi:
1 Mayıs Cumartesi-Saat: 18:30 (Salon:TVF 50. Yıl): Fenerbahçe-Vakıfbank
4 Mayıs Salı-Saat: 19:30 (Salon:TVF 50. Yıl): Vakıfbank-Fenerbahçe
6 Mayıs Perşembe-Saat: 18:30 (Salon:TVF 50. Yıl): Vakıfbank-Fenerbahçe
9 Mayıs Pazar-Saat: - (Salon:TVF 50. Yıl): Fenerbahçe-Vakıfbank (Olursa)
11 Mayıs Salı-Saat: - (Salon:TVF 50. Yıl): Fenerbahçe-Vakıfbank (Olursa)
Takımımıza şampiyonluk yolunda tekrardan başarılar diliyoruz…
VamosBien
18 Nisan 2010 by admin
Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı, takım sporlarındaki ilk lig şampiyonluğu kupasını müzeye getirdi, 3 sene içinde 2. kez aynı sevinci bizlere yaşattı.
İlk 2 maçtan çok daha iyi bir performans sergileyen takımımız ilk iki seti çok rahat bir şekilde kazanarak durumu 2-0′a getirdi. 3. sette de önde giden takımımız, hakemlerin anlamsız ve pek de masum gözükmeyen hatalarıyla bu bölümden mağlup ayrılsalar da 4. sette yine ritmlerini bularak salonda 3-1 galibiyet, seride 3-0′lık üstünlük ve kupayla ayrıldılar.
Çok önemli ve yüksek bütçeli müessese takımlarının arasından sıyrılarak ligi kazanan, yıllardır bu seviyelerde o ekipler ile başa baş mücadele etme başarısını gösteren takımımıza sonsuz teşekkürler ve galibiyetlerinden ötürü de tebrikler.
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün amatör branşlardaki atılımının karşılığı toplanmaya devam ediyor, sıradaki için heyecanla bekliyoruz.
16 Nisan 2010 by admin
2 sezon öncesinin şampiyonu, geçtiğimiz sezonun ikincisi, bu sene yine zirveye çıkmaya hazırlanıyor. Geçen sezon Arslan Ekşi’nin sakatlığı olmasa belki de erkek voleybolda bir Fenerbahçe üçlemesini konuşuyor olacaktık bu günlerde ancak yıllardır gösterilen bu istikrarlı çizgi bile başlı başına bir başarıdır.
Ankara’da yine 3-2’lik skorla ancak bu sefer farklı bir senaryoyla kazandı Fenerbahçe. Bu sefer maça ilk seti alarak, daha iyi bir görüntüle girdiler, karşılıklı üstünlük çabalarıyla geçen mücadelede yine 5. sete gidildi; gülen taraf değişmedi.
3 galibiyet alanın şampiyonluğunu ilan edeceği seride şu anda Fenerbahçe 2-0 önde. Cumartesi oynanacak 3. Maçı da kazanması durumunda şampiyonluğunu ilan edecek erkek voleybol takımımız, olası ters bir sonuçta ise üst üste 2 maç İstanbul’da. Tabii burada bir iç saha avantajından söz edebilmek için taraftarların takıma hak ettikleri desteği verebiliyor olmaları gerekiyor. Dileğimiz, 4 ve/veya 5. maçlara ihtiyaç kalmadan Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı’nın Ankara’da şampiyonluğunu ilan etmesidir.
VamosBien
15 Nisan 2010 by admin
Voleybolda 2009-2010 sezonu Teledünya Bayanlar Türkiye Kupası final mücadelesinin rövanş maçı bu akşam oynandı. Takımımız karşılaşmanın normal setlerinde 25-18,25-17,14-25,24-26,15-12 skorlarla 3-2 galip geldi. Maçta altın set oynandı ve Fenerbahçemiz bu seti 15-5 kazanarak Türkiye Kupası’nı kazandı.
Salonlarda kara deryaları aydınlatan sarı meleklerimizi içtenlikle kutluyoruz!
VamosBien
13 Nisan 2010 by admin
Fenerbahçe bir spor kulübüdür” diyoruz, kulüp de yıllardır faal olduğu branşlarda özellikle son dönemde yaptığı toplu atakla bu gerçeğin altını daha kalın bir şekilde çiziyor. Futbolda aranılan başarıların büyük çoğunluğu, istikrarlı bir şekilde “amatör” branşlardan geliyor durumda. Bu tabloya rağmen kanayan yara ilgi azlığı ve üzgünüz ki her seferinde benzer şeyleri konuşmak durumunda kalıyoruz.
Dün Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı final serisi ilk maçında ‘evinde’ Ankara ekibi Ziraat Bankası’nı ağırladı. Tribünlerdeki dağılımına baktığımızda takım elbiseli banka çalışanı sayısı, Fenerbahçe formalı insan sayısından çok daha fazlaydı. İstanbul’daki Fenerbahçe taraftarı için her zaman mutlaka bir mazeret oluyor; takım kötü, Abdi İpekçi uzak, koç sıkıntılı, saat ters, trafik felaket, gün uygun değil… Peki bunların hangisi, en üst seviyede mücadele eden ve şampiyonluğa koşan sarı-lacivert formaların maçına 200-300 taraftar çekememenin mazereti olabilir? Evet, saat kötüydü ancak Anadolu Yakası’nın en merkezi yerlerinden birine, bir önceki cümlede verdiğimiz sayıda taraftar toplayamaz mı koca Fenerbahçe?
Düşünün ki dün salona çıkan Fenerbahçe voleybolcularından birisiniz; bütün bir sezon emek verip finale kadar gelmişsiniz ve üstelik bunu, kendinizden daha büyük bütçeli müessese takımlarına karşı başarmışsınız. Yalnızca derbi maçlarına taraftar gelir, en azından bu seriye gelirler diye beklersiniz; üstelik kızlara gösterilen ilgi de gözünüzün önündedir. 1 gün önce aynı salona gelen kişi bu sefer gelmez, kırılırsınız. Evet, futbol odaklı ülkede futbol dışı branşların ilgi çekebilmesi halen çok büyük bir sorun olsa da bunu kırmaya en büyük aday olduğunu savunduğumuz Fenerbahçe taraftarının, üstelik önünde ‘başarı’ motivasyonu da varken takımına sırt çevirmesi kabul edilebilir bir durum değil.
Maça gelince; ilk 2 sette müthiş servis hataları ve köşe oyuncularının tutuk oyunlarıyla geriye düşen bir Fenerbahçe vardı. Ziraat Bankası iyi ve ters bir rakip, lig ve kupada yaşanan önceki eşleşmeler de bunun göstergesiydi; dün Fenerbahçe’yi bu şekilde yakaladıktan sonra 2 seti rahat geçerek moral ve skor avantajını ceplerine koydular. Bu dakikadan sonra devreye voleybolun belki de en büyük özelliklerinden biri olan ‘değişkenlik’ girdi, her setin ayrı bir hikayesi olan bu oyunda Fenerbahçe geri döndü. 3 ve 4. Setlerde ortaya konan direnç maçı son sete taşıdı. 5. Sette 11-8’lik Ziraat üstünlüğünü görenler maçın Ankara ekibinin lehine neticeleneceğini düşünseler de son sözü söyleyen yine Fenerbahçe oldu.
Şimdi 2 maç Ankara’da, “buradan 1 galibiyet dahi çıkarmak Fenerbahçe için avantaj olacaktır” normal şartlarda; “normal şartlarda” diyorum çünkü bunu söyleyebilmek için İstanbul’da bir saha-taraftar avantajından söz edebilmek gerekiyor. Ankara’daki Fenerbahçeliler’in takımlarını daha sıkı kucaklayacakları ve mutlu sonun yaklaşacağı, belki de yakalanacağı 2 maç diliyoruz.
Fenerbahçe taraftarının çok ciddi şekilde vicdan muhasebesi yapması gerekiyor, takımını şampiyonluğa yürürken bile yalnız bırakmak bu taraftara hiç yakışmıyor.
Takıma da tekrardan tebrikler ve başarılar; resimdeki mutluluğu tekrar yaşamalarını ve yaşatmalarını sabırsızlıkla bekliyoruz…
VamosBien
12 Nisan 2010 by admin
Erkek ve bayan voleybol branşlarında bütün sezonun emeklerinin toplandığı dönemece geldik. Her iki takımımız da kulvarlarında iddialarını en üst seviyeye taşımış durumda.
Sarı Melekler dün oynanan maçta Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom karşısında Türkiye Kupası final ilk maçını, setlerde 2-0 öne geçmesine rağmen 3-2 kaybetti; bu sonuç kızlarımızın bu sezon aldığı ikinci, içerideki ise ilk mağlubiyet oldu. Yoğun fikstür nedeniyle soluklanma fırsatı bulamayan, 3 günde bir çok ciddi rakiplerle oynamak zorunda kalan Fenerbahçe’nin yoğunluk dezavantajı da altı çizilmesi gereken bir nokta. Finalin ikinci maçı 14 Nisan Çarşamba günü saat 18:30’da aynı salonda oynanacak ve kupanın sahibi bu maçtan sonra belli olacak.
Erkek voleybolda ise zorlu Arkas serisini 3-1 ile geçen Fenerbahçe finalde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni 3-0 ile geçen Ziraat Bankası’nın rakibi oldu. 5 maç üzerinden oynanacak ve 3 galibiyet alanın şampiyonluğunu ilan edeceği seride saha avantajı Fenerbahçe’den yana olacak. Maçların programı şu şekilde:
12 Nisan Pazartesi Saat 18:00 Yer: İstanbul (TVF 50. Yıl)
15 Nisan Perşembe Saat 18:30 Yer: Ankara (Başkent)
17 Nisan Cumartesi Saat 18:30 Yer: Ankara (Başkent)
20 Nisan Salı Saat 18:30 Yer: İstanbul (TVF 50. Yıl)
22 Nisan Perşembe Saat 18:30 Yer: İstanbul (TVF 50. Yıl)
Artık son dönemeçteyiz, her iki takımımıza da tekrar başarılar…
VamosBien
09 Nisan 2010 by admin
‘Teşekkür’ zordur aslında. Hele karşındaki bunu fazlasıyla hak ediyorsa. Bir kelimeden, bir eylemden fazlasıdır ya da insan fazlasını anlatmak ister çoğu zaman.
“Ne yapsam, ne etsem de bana yaşattıklarının karşılığını ona verebilsem” diye kara kara düşünürsün, için içini yer. Kendince bir şeyler yaparsın ama tatmin olmazsın, “Daha fazlasını hak ediyor,” dersin. Sarı Melekler tüm sene boyunca yaptıklarıyla bu ruh haline sokmuştu hepimizi. Her maçın sonunda daha çok seviyor-seviniyorduk onlarla; teşekkür borcu birikti, 50 binleri geçti. Tam bu anda Papazın Çayırı’ndan yükselen ses imdada yetişti, yol gösterdi.
Dendi ki “Kızlarımızı alkışlayalım, en önemli günde, bu teşekkürün herkese ulaşabileceği yerde ve herkesin bu teşekküre ortak olabileceği şekilde…” Fenerbahçe’nin bir spor kulübü olduğunu hatırlatalım herkese, futbolun bu seneki belki de en önemli gününde, daha çok kazınsın herkesin beynine. Onurlandıralım kızlarımızı, taçlandıralım emeklerini ve mücadelelerini; “Kazanan” olduklarını hatırlatalım onlara.
Uzun lafın kısası, Papazın Çayırı’ndan yükselen çağrıya VamosBien olarak katılıyor, sesimizin gittiği yere kadar biz de bu kampanyaya destek oluyoruz. Eczacıbaşı maçında salondaki ısınma turları sonrasında, 18 Nisan’da da Şükrü Saraçoğlu’nda Sarı Melekleri alkışlayalım-alkışlatalım!
VamosBien
Not: Konunun Papazın Çayırı’ndaki detaylarına şuradan ulaşılabilir.