Gündem

Zamanı esnetenler

15 Mart 2010 by admin

Sivas ve Manisa’nın ardından yollarımız Ankara’ya düşüyordu bu sefer.

Yine mi yağmur dediğimiz anlarda güzel bir gün karşımıza çıktı Cumartesi sabahı. Sabah erkenden çıkılacaktı yola ki ama nerde.. Yine esnetmiştik zamanı…

Otobüse binildiği andan itibaren eğlencede başladı diyebiliriz. Manisa’nın aksine yapılan erzaklar, Ferhat Abi’den çıkan bal kaymaklar,onlar bunlar.Bir de yeterli miktar da su alsak şu otobüse…

Otobüse binildikten sonra ilk durak İzmit’ti… CK’dan Asker Ali’yi ziyarete gidilecekti.

Eğlenceli bir ziyaretin ardından tekrar otobüslere binildi. İlk hedef kahvaltı için uygun bir yer bulmaktı ve Sivas’a giderken de yollarını aşındırdığımız Evliyaoğlu’na tekrardan giriş yaptık… Herkes yiyeceğini alırken o da ne; Ferhat Abi’nin bal kaymaklar bir anda ortaya çıktı ve gençlere kanlarının daha deli akması için verdi enerjiyi…

Karınlar doyup, nevaleler yenilendikten sonra burdan sonraki ilk hedef Ankara olarak gösteriliyordu ki taa ki 1907 Gençlik’ten CK’ya gelen maç teklifine kadar… Artık ilk hedef Bolu’daki sahaydı.

Taraftar desteğinin fazla olduğu ekip her ne kadar CK olsa da Gençlik maçı alıp götürdü.Bizde buradan 1907 Gençlik’i tekrar tebrik ediyoruz.

Maçtan sonra Ankara yollarına tekrar düşüldü ve hedefe sonunda varıldı.

Tribün ne kadar iç açıcı olsa da sahadaki futbol ve sonuç malesef böyle değildi. Alınan 1 puanla tekrardan İstanbul yollarına dönüş başladı.

Otobüse atılan yorgun bedenlerin bir kısmı uyumayı, bir kısmı sonucu unutup eğlenmeye çalışmayı tercih etti.

Bir teşekkür de bizi Ankara yollarında da yalnız bırakmayan Cefakâr Kanaryalar’a… Sonuç ne olursa olsun sizin de arkanızdayız her zaman …

Haftaya Kadıköy’deyiz, inadına isyan demek için…

Higuyi

VamosBien

Biz de Bener Onar’ın Şaşırmasına Şaşırdık !

11 Mart 2010 by admin

Pazar günü oynanan Fenerbahçe-Antalyaspor maçını, tıpkı bir hafta önceki İstanbul BŞB-Fenerbahçe maçındaki gibi, Radikal gazetesi adına, sayın Bener Onar takip etti. Yazısından anlaşıldığı kadarıyla sayın Bener Onar Fenerbahçe taraftarlarının Fırat Aydınus’a gösterdiği tepkiyi gereksiz buluyor. Forumlardan edindiği fikirlerden yola çıkarak, Fenerbahçe taraftarının “kulüp rakısı ile kafayı bulmayan” kesiminin esas olarak “yönetimi ve top oynamayan takımı” suçlandığını düşünmüş. Bu nedenle Antalya maçı öncesinde yayınlanan bildiri ve üstelik bu bildiride VAMOS BIEN’in imzasının bulunmasına çok şaşırmış. (Yanlış aktarmayalım sayın Bener Onar’ın yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz.)

Sayın Bener Onar’ın çifte standarda hayır, adalet istiyoruz temalı bir bildiride VAMOS BIEN imzasının bulunmasına niye şaşırdığını biz de merak ediyoruz.

Son yıllarda, hakem hataları, çifte standart, manipülasyonlar karşısında kullanılan en temel argüman ne yazık ki yeni kuşak spor yazarlarımız tarafından da benimsenmiş durumda: Hakem hatalarına gelene kadar, yönetimlerin yanlış transfer politikaları var, teknik direktörlerin yanlış seçim ve taktikleri var, futbolcuların özel yaşamlarına dikkat etmemesi ve takımın kötü futbol oynaması var siz onun için hakem hatalarını bırakın deniliyor taraftara ve bu propaganda önemli ölçüde etkili de oluyor.

Evet, bunların hepsi ve hatta daha fazlası var da, bir de ciddi bir “yargı” yani hakem sorunu var. Bunu niye gözden kaçırıyorsunuz? 8. Şubat 2009’da Cüneyt Çakır’ın yönettiği yine bir İstanbul BŞB maçını 2-0 kaybetmiştik. BŞB’nin attığı iki gol de ofsayt olmasına ve ciddi hakem hataları olmasına rağmen o maçta fatura Aragones’e kesilmişti. Ne de olsa takım kötü oynuyordu, Aragones hedef tahtasındaydı, goller gerçekte gol değildi ama ne gam. Sonuç medyamızın katkısıyla Aragones’in kellesi uçuruldu. Cüneyt Çakır ise bir numaralı hakemimiz olarak macerasına devam ediyor.

Evet, futbolumuzda kulüplerin yapılanmasından transfer politikalarına, spor medyasından TFF’nin örgütlenme biçimine kadar birçok sorun var. Sadece VAMOS BIEN değil bütün taraftar grupları da bu çarpıklıkların farkında ama bütün bunlar en temel sorunumuzun ADALET olduğu gerçeğini değiştirir mi? Israrla vurguladığımız gibi hakem hatalarına karşı değiliz, her insan gibi hakemlerin de hata yapma hakkı olduğunu savunuyoruz. Karşı olduğumuz bilinçli MANİPÜLASYON ve ÇİFTE STANDART buna karşı olduğumuz için niye şaşırılıyor biz de şaşırıyoruz.

Sayın Bener Onar’ın bir kez daha manifestomuza göz atmasını öneririz. Biz “Haram zaferler yerine helal üzüntüleri tercih ederiz.” Ama sırf takım kötü oynadı, yönetim yanlış transfer yaptı diye elimizden “haksız biçimde” alınan puanlara da isyan ederiz. Taraftara “geri zekalı” muamelesi yapılmasını da kabullenmeyiz. Maç anlatımı sırasında “Bilica rakibini biçti” diyenlerin bir sonraki benzer pozisyonda “Emre Yalçın’la girdiği mücadeleyi kaybetti” demesinin anlamını iyi biliriz.

Şu sıralarda sayın Bener Onar dahil spor medyamızın yaklaşımını gördükçe “yahu hakikaten biz kulüp rakısıyla kafayı bulmuşuz” diye düşünmeye başladık.

Fenerbahçe yanlış transferler yaptı; yahu attığımız gol verilmedi.

Daum ile Aykut Kocaman anlaşamıyor; yahu son adam Guiza’yı düşürdü.

Takım kötü oynuyor; yahu Emre her maç sopa yiyor tepki yok.

Kazım seks alemleri yapıyormuş; yahu ofsayttan yediğimiz golleri veriyorlar.

Bu defans Fenerbahçe’de oynayamaz; yahu Lugano’yu her duran topta yaka paça indiriyorlar.

Mahmut Uslu ve Murat Özaydınlı nerede Aziz Yıldırım’la araları bozuldu; yahu yayıncı kuruluşun servis görüntüleriyle oyuncularımıza ceza veriliyor.

Biz ne söylesek spor medyası alakasız bir yerden gündemi çarpıtabiliyor. “Kulüp rakısıyla” kimin kafayı bulduğunu biz de çok merak etmeye başladık.

Vamos Bien’in temel varlık nedeni ADALET’tir. ADALET arayışında bulunmamıza şaşıranlara biz de şaşırıyoruz.

VAMOS BIEN

Çarşı Alçakgönüllülüğe Karşı: “Narsistik Kişilik Bozukluğu” ve Tezahürleri

10 Mart 2010 by admin

7 Mart Pazar günü oynanan Fenerbahçe-Antalyaspor maçının başında, Fenerbahçe taraftarının MHK ve Fırat Aydınus’a yönelik kırmızı kart protestosu, Beşiktaşlı internet sitelerinde yayınlanan bir görselle bambaşka bir tartışma başlattı.

Tarihi biz yaparız siz tekrar edersiniz” temasıyla yayınlanan görselde kırmızı kart protestosunun ilk defa İnönü’de yapıldığı, Fenerbahçe taraftarının ise en hafif deyimle bu eylemi tekrar ettiği öne sürülüyordu.

Masa başı araştırmalarıyla ünlü “güzide” medyamız ise, her zaman olduğu gibi, “Çarşı’dan Fenerbahçe taraftarına gönderme” başlığını kullanarak büyük bir iştahla bu görseli haberleştirdi.

Beşiktaş taraftarının, Mazhar-Fuat-Özkan’ın ünlü şarkısındaki “Sen neymişsin be ağbi” tadındaki ruh hali bilmediğimiz bir şey değil de, bu durumun giderek tıbbi açıdan sorunlu bir hale geldiğini söylemekte, rakip de olsak, bir dost olarak görevimiz. Psikolojide “narsistik kişilik bozukluğu” olarak adlandırılan bu rahatsızlık tarihi kendisiyle başlatmak, kendini mükemmel görmek ve yaptıklarının en iyi ve ilk olduğunu sürekli vurgulamak biçiminde belirti veriyor. Tıp kitaplarına göre, bu tip kişiler dikkati üzerlerine toplamak için tiyatromsu krizler yaratabilirler, tedavi edilmedikleri takdirde gerçeklerle yüz yüze gelince aşağılayıcı ve saldırgan olabilirler.
Son “kırmızı kart” protesto eyleminden sonra, ortada kendileri ile ilgili hiçbir şey yokken Beşiktaş taraftar sitelerinin olayın odağına yine kendilerini yerleştirmeye çalışıp, tiyatromsu rol çalma tavırlarıyla ortaya çıkmaları, ne yazık ki bu kişilik bozukluğunun bünyeye iyice yerleştiğini gösteriyor.

Fenerbahçe taraftar gruplarının, MHK ve Fırat Aydınus’a karşı organize ettikleri “kırmızı kart protesto” eylemi bir orijinallik arayışının ürünü değildir. Süper ligde oynanan maçlarda, hatalı ve çiftte standartta dayalı hakem kararlarına dikkat çekmek için yapılan eylemde kullanılan “kırmızı kartlar”, futbol maçlarından siyasal eylemlere kadar dünyanın pek çok yerinde, uzun zamandır kullanılmaktadır ve kendileri açısıdan üzgünüz ama Beşiktaşlı taraftarların icadı değildir. Mesela yaklaşık 11 yıl önce Stoke taraftarlarının 5000 kırmızı kartla yaptıkları protesto her halde İnönü tribünlerinden öğrenilmemişti? Derby County taraftarları kırmızı kart protestosunu Beşiktaş’lı taraftarlardan mı almıştı ya da 2000’li yıllar boyunca birçok tribünde yapılan ırkçılığa karşı kırmızı kart protesto eylemine Beşiktaş tribünleri mi esin kaynağı olmuştu? Bu Beşiktaş tribünleri ne etkiliymiş ki Çin’de bile onları örnek almışlar; Pekin’de futbolda şiddete karşı eylemlerde kırmızı kartlar kullanıldı. Tıpkı ülkemizde çeşitli sendikalardan partilere, Trabzonspor taraftarlarından türban eylemlerine kadar birçok yerde kullanıldığı gibi. Ne kötü değil mi, meğer tarih Beşiktaş tribünleriyle başlamıyormuş.

Dünyadaki kırmızı kart eylemlerini tribündeki her taraftar bilir de bir tek “narsistik” Beşiktaş taraftar siteleri bu eylemi ilk kendilerinin yaptığını düşünür. 4-6 yaş grubundaki çocukların yaptığı kavganın bir benzerini bu sitelerde bulmak mümkündür: “hepimiz kaka yapıyoruz ama benimkinde inci var” ya da “ben senden daha uzağa işedim gördün mü?” türü 4-6 yaş grubunda gülümsemeyle karşılanan bu iddialar, ergenlik çağından sonra devam ederse “narsistik kişilik bozukluğu”nun en önemli belirtisi olarak kabul ediliyor.

Beşiktaşlı taraftarlara biraz itidal tavsiye ediyoruz. Bırakınız yaptığınız iyi bir şey varsa başkaları övsünler. Eğer bu biçimde devam ederlerse, bir rakibimizin “öğrenilmiş çaresizlik” örneği olmasından sonra, kendilerinin de önümüzdeki senelerde yapılacak üniversite seçme sınavlarında “narsistik kişilik bozukluğununun” örneği olarak sunulmaları kaçınılmaz gibi gözüküyor.

VAMOS BIEN

Başsağlığı - Onur Ayaydın

10 Mart 2010 by admin

Gencecik insanlar adres sormayan kurşunlara, mayınlara hedef oluyor. GFB üyesi, kardeşimiz Onur Ayaydın’ın Hakkari’de araziye döşenen bir mayın nedeniyle hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrendik. GFB’ye, ailesine ve yakınlarına sabır dileriz.

Kurşunların, mayınların olmadığı barış dolu bir dünya temennisiyle hepimizin başı sağ olsun.

Vamos Bien


Başsağlığı - Enver Çom

10 Mart 2010 by admin

2006′ da beraber başladığımız yolculuk ne yazık ki bu gece sona erdi.
Birçok abim, kardeşimle tanıştığım gibi yine ortak Fenerbahçe sevgimiz tanıştırmıştı bizi ve
omuz omuza olmamızı sağlamıştı.
Bazen pankartları karalarken, bazen otobüste sevdamıza giderken, bazen tribünde
sevdamızı haykırırken.  Hep omuz omuzaydık…
Enverimiz yoğun bakımda süren savaşını malesef kaybetti.
Tribünde başlayan bu kardeşlik maalesef bir trafik kazasıyla son buldu.
Gerçi son bulduğu yok, farklı dünyalarda olsa da yine beraberiz.
Biz yine bundan sonra da hep omuz omuzayız be Enver’im…
Higuyi

Vamos Bien olarak üyemiz Higuyi ile aynı duygular içinde GFB ailesinin acısını paylaşıyor, merhumun ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz. Hepimizin başı sağolsun.
Vamos Bien

Fenerbahçe taraftarı artık oyunun içindedir

08 Mart 2010 by admin

img_1346

Kurulduğu günden beri sevdasına sahip çıkmış, hiçbir koşulda peşinden ayrılmamış olan Fenerbahçe Taraftarı, yıllardan beri süren kirlilikten bir türlü kendini arındıramayan spor ortamına asli unsur olarak katılma kararı almıştır.

Geçtiğimiz hafta asla hakem hatası olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan kararları ile puanlarımızı çalan Fırat Aydınus ve benzerlerinin bu ne ilk, ne de son vukuatlarıdır.

Çok uzun yıllardır kimlerin aracılığıyla yuvalandıklarını bildiğimiz hakem camiası içindeki bu türler ne yazık ki azaltılamamakta, yok edilememektedirler.

Hakem atama komitesinin de başrollerde olduğu bu düzen, yönetimsel hatalar ve kötü futbol gibi gerekçelerle gündem dışı bırakılamaz.

Kimsenin, hata olmadığı çok açık olan tarafgir eylemlerine devam etmesine izin verilemez.

Fenerbahçe lehine yapılmış parmakla sayılabilecek hatanın yıllarca gündemde tutulduğu düşünüldüğünde; artık dışımızda kurgulanan bu senaryoya seyirci kalmayacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

Amacımız; hataların da olabileceğini kabul ettiğimiz adil bir oyundur. Asla lehimize ortam yaratmak değildir. Başka ve önemli sorunları gözden kaçırmak hiç değildir.

Fakat, farklı maçlardaki birbirine benzer pozisyonlarda, hatta aynı maç içindeki benzer pozisyonlarda, sürekli Fenerbahçe aleyhine çalınan düdükleri görmezden gelerek kabullenmemiz de hiç mümkün değildir.

Fenerbahçe taraftarı bundan böyle kendisini ilgilendiren tüm konularda, kendisini yoksayanlara rağmen tavrını göstermeye devam edecektir. Sporun onsuz olmaz öznesi olarak, taraftarlıktan gelen varlığını her türlü kurum nezdinde temsil edecektir.

Bu doğrultuda hazırlanan 20.000 adet “Kırmızı Kart” ve buna bağlı sloganlarla tribünlerde tepkimiz gösterilecektir.

Sonrasında başkaca eylemlerle, simgesel değeri büyük olan bu fikri takibimiz sonuç alana dek sürecektir.

Son zamanlarda kasıtlı olarak yaratılan karamsar tablonun aksine, şampiyonluğa olan inancımız gereği, profesyonel futbol takımımıza olan desteğimiz devam edecektir.

Camiamıza ve kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

GFB,
KFY,
FeDeR,
LACİVERT,
UNİFEB,
GRUP CK,
VAMOS BİEN

Taraftar Gruplarımızın Son Bildirisi !

05 Mart 2010 by admin

taraftarbildirisi

SÖZÜMÜZÜN ARKASINDAYIZ

Kulübümüzün son zamanlarda maruz kaldığı haksızlıklar neticesinde ortak bir bildiri yayınlayan tribünlerimizin önde gelen grupları bir araya gelerek somut bir takım kararlar almıştır.

Kulübümüzün menfaatleri gereği ortak şekilde alınan aşağıdaki kararlar, tüm taraftarlarımızla birlikte kamuoyunun dikkatine sunulur.

Hakem hatalarına yönelik son olarak yayınladığımız ortak bildirinin somut devamı olarak 07.03.2010 Pazar günü oynanacak Antalyaspor maçı öncesi bir basın açıklaması yapılacaktır.

Aynı düşünce doğrultusunda hazırlanan 20.000 adet “Kırmızı Kart” ve buna bağlı sloganlarla tribünlerde tepkimiz gösterilecektir. Son zamanlarda kasıtlı olarak yaratılan karamsar tablonun aksine şampiyonluğa olan inancımız gereği, profesyonel futbol takımımıza olan desteğimiz devam edecektir.

Bu eylemlerimizin amacı, kulübümüze imtiyaz tanınması değil, tamamen adil bir ortamın sağlanmasına yöneliktir.

Fenerbahçe’mizin haklarının yenilmesine devam edildiği sürece, protesto ve eylemlerimiz artarak devam edecektir. Camiamıza ve kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

Derbiden Notlar ve Ömer Onan

28 Şubat 2010 by admin

mrsic

Öncelikle şunu belirtmek lazım ki salonda inanılmaz bir sıcak vardı, nefes almakta zorlanıyorduk, oyuncuların mücadelesini takdir etmek lazım. Galatasaray üst düzey bir kadroya sahip değil ama günlerinde olmaları durumunda tehlikeli bir ekip olmalarını sağlayacak oyuncuları var, hele ki rakibin takım savunması da üst düzey değilse bu tehdit artabiliyor. Bu isimlerinden biri (Simas) hariç skor üretebildi Galatasaray ama düşük yüzdeli hücumları onların oyunu sürekli geride götürmelerine sebep oldu. Fenerbahçe maçı çok erken koparabilirdi, 17 hücum ribaundu ve savunma sıkıntıları buna engel oldu. G.Saray uzunlarının fazla skor üretmesi eşleşme sorunlarıyla izah edilebilir ama verilen hücum ribaundlarının sayılarının fazlalığı başta Semih olmak üzere Fenerbahçe uzunlarının oyun içi konsantrasyonlarının fazlasıyla dalgalanmasıyla alakılıydı.

Tanjevic’in kadroyu kullanış şekli hepimiz için bilindik artık, hamlelerine çok fazla şaşırmıyoruz ama yine de (özellikle) takım savunması dengesini bozacak hamleler enteresan geliyor. Greer-Damir-Giricek üçlüsünün aynı anda sahada olması fazla lüks mesela, gerçi bunda bu maç için Kinsey ve Serhat gibi iki dengeliyici oyuncunun yokluğunun da etkisi vardı elbette.

Ukic çok önemli bir oyuncu, Ömer gibi bir ateşleyici ve Emir gibi oyun zekası yüksek bir forvetle birlikte takıma enteresan bir kimlik kazandırıyor ki onlarla birlikte daha da kıymetlenen Kinsey de bu gruba eklenebilir. Bu takımın EL’de istediği seviyeye gelmesi için karakterli bir takım olması gerekiyor ve elinde de bunun için yeterli malzeme, en azından temel var. Şimdilik Ukic için “umarım gelecek sezon da kalır” diyelim, kadro yapılandırmasıyla ilgili konuşmak için sezon sonunu bekleyelim. Bir yanda EL’de yaşanan facia, diğer yanda ligde kazanılmayı bekleyen bir kupa; konuşurken, en azından sene sonuna kadar, bu aradaki dengeyi gözeterek devam etmek gerek.

Son bölümde de Ömer Onan’ın adını, tekrardan ve ayrı bir şekilde anmak gerek. Savunması ve hırsı ile her daim farklı bir oyuncu olmuştu Ömer ama yaşı ilerledikçe hücumunun da ciddi şekilde üstüne koyduğundan bahsetmek gerek. Bir Langdon istikrarıyla atmıyor belki ama skor katkısı da muazzam. Elini attığını kurutan bir savunmanın yanına hatır sayılır bir şut yüzdesini de ilave etti, 2 numara sıkıntı çeken memleketin önce elindekine daha sıkı sarılması gerekiyor. Ailecek seviyoruz, severek izliyoruz…

Not: Maç tribün açısından temiz geçti, bundan daha temizi, hele ki ilk maçtan sonra olmazdı. Buna rağmen maç sonunda koşarak soyunma odasına giden G.Saray oyuncuları dışarıdan epey komik gözüktüler.

Not 2: Sıkıntıları-sorunları biliyoruz, bu seneki EL başarısızlığını unutmak mümkün değil ama içeride halen kazanacak bir kupa var. Bu maçta salona gelen taraftar sene sonunda kupa getirir, en azından getirmek için elinden geleni yapar. Gidiyorsak, içimizde o heves varsa veya kalmışsa sene sonuna kadar da gidelim.

fb-gs
fb-gs2

“Güç” birlik olan tribünlerle olacak

26 Şubat 2010 by admin

13

Yıldız savaşlarındaki saflarımızın nerede olduğunu, kötülüğün imparatorluğuna karşı yıllar önce “yıldızlarınız sizin olsun” diyerek formamıza sadece gökyüzününün yıldızlarını kattığımızda belirtmiştik. Çünkü her şeye rağmen sevenler, biraz da delirmiş romantiklerdir.

21

25 Şubat Fenerbahçe - Lille Olympique Sporting Club maçında, Grup CK - 1907 Unifeb – Vamos Bien grupları tarafından ortak çalışmayla dört günde 4400 metrekare kumaş, 200 kilo boya ve ortalama 100 insan gücüyle gerçekleşen organizasyon, Okul tarafı tribünü üst tarafında sergilenmiştir. Üst tarafta 1500 tane sopalı pankart vardır. Set pankartının uzunluğu 80 metre, eni 4.5 metredir. Sergilendiği sırada Star Wars/Yıldız Savaşları soundtrack müziği kullanılmıştır.

31

El emeği, yeryüzünde futbola ve hayata dair sayısız göndermelerle dolu sopalı pankartlarımız Kadıköy akşamını aydınlatırken, gözlerdeki ışıltı, omuz omuza aşkını haykıranların sesiyle, bir maçı daha geride bıraktık.

51

Sahada kazanamadık ancak tribünlerin gerçek sahibi halkın katılımıyla dalgalanan stadımızda, rakibi boğan atmosferin tekrar kazanılması yolunda adım atıldığına şahit olduk.

41

Geleceğin kazanılması, tribünlerin göğe bakan tek bir yumruk gibi bir olması yönünde önemli bir adım atıldığına inandığımız Lille maçının organizasyonunda birlikte emek verdiğimiz kadim dostlarımız Grup CK ve 1907 ÜNİFEB‘e, maç sırasındaki ve sonrasındaki destekleri için başta GFB ailesi ve KFY olmak üzere tüm Fenerbahçe tribün gruplarına teşekkürlerimizi sunarız.

Gücümüz geleneğimizde! Gücümüz birlik olmakta!

VamosBien

Cahit Binici düzenlemesiyle organizasyonun hazırlık videosu:

Acil şifalar dileriz!

26 Şubat 2010 by admin

Fenerbahçemizin eski futbolcularından Marcio Nobre’nin, 7 yaşındaki oğlu Nikolas`ın hastalığı haberini derin üzüntüyle karşılıyoruz. Nikolas Nobre`nin bugün öğle saatlerinde menenjit rahatsızlığı üzerine Ümraniye Hisar Hastanesi’ne acil olarak kaldırıldığı ve yoğun bakıma alındığı öğrenildi.

Vamos Bien olarak olarak Nikolas’a acil şifalar diliyoruz…